» HAKYOLUNDA OLANLARIN YERİ |
» HAKYOLUNDA OLANLARIN SİTESİNE |Hoş Geldiniz MİSAFİR EDEPLE GELEN HURMETLE GİDER 1 02:28:0505.ARL.16
ANA SAYFA Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E Posta Radyo Nebi Dinle Facebookta Paylaş
Ana Sayfa Sohbet Forum Dini Konular Dualar Cüz AL Kose Yazıları Resimler Videolar Sızden Gelenler Sitene Ekle Soru Sorun
[ MESAJ İLET() · YENİ EKLENENLER · UYELERİMİZ · FORUM KURALLARI · SİTEDE ARA · RSS ]

Page 1 of 11
HAKKIN YOLUNDAYIZ » DİNİ SOHBETLER » İRFAN SOHBETLERI » IRFAN SOHBETLERI ADALET

IRFAN SOHBETLERI ADALET
mucahit Tarıh: ÇARŞAMBA, 05.MYS.10, 23:42:50 | Mesaj # 1
BUYUK PATRON
GRUP: ADMIN
MESAJ: 159
DERECE: 100
STATU: OFLINE
İRFANSOHBETLERİ / KONU:ADALET

ADALET BİR GÜN HERKESE LAZIM OLACAKTIR.

Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır. Bu anlamda herhangi bir durumun adil (adaletli) olup olmadığından söz edilebilir. Adalet kavramı temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. Öte yandan, adalet insanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir. (alıntıdır..)
Al-İ İmran/21- ALLAH’ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunları acıklı bir azapla müjdele!

Nisa/ 58- ALLAH size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. ALLAH, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki ALLAH her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Maide/ 8- Ey iman edenler, ALLAH için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. ALLAH’tan korkun. Şüphesiz ALLAH, yaptıklarınızdan haberdardır
Maide/ 42- …Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz ALLAH, adaletli davrananları sever.
En’am/115- Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.
Yunus/ 47- Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler

Adalet

İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.

Durum Hazreti Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:

- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz.

Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş.

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:

- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş.

Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler.

Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:

Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister;

- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.

Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler:

- Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar.

Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını cehiz olarak verir.

Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:

- Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derlerDinimizde Adalet
* Peygamber Efendimize “Eğer bu ilim geldikten sonra onların hevasına (kanunlarına)uyarsan o zaman sen de zalimlerden olursun” Bakara 2/145 diyor. Eksik terazinin başına en dürüst adamı koysanız değişen bir şey olmaz.Haksızlık devam eder.Onun için Allah (c.c.)Peygamberlerine vahiy göndererek,ilahi teraziye uymalarını istemiştir. * İ b n i A b b a s anlatıyor :Resulullah (s.a.v.)’a : --“Ya Resulallah ! Hangi arkadaşlarımız daha iyidir ?”diye soruldu.O da :“Görülmesi size Allah’ı hatırlatan,konuşması bilginizi artıran,yaptığı amel size ahireti andıran kimselerdir”buyurdu. (74) Ebu Ya’la rivayet etmiştir.Ravileri Mübarek b.Hasan dışında sahih hadis ravileridir.Tergib ve Terhib Cilt 1 Sahife 155 * "O gün ki ne mal fayda verir ne evlat!" Şuara 26/88 "Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer)." Şuara 89 Selim Rabbine teslim olmuş,yalandan şirkten,isyandan her türlüsünden sıyrılmış kalp demektir.Allah Rasulü bir hadisinde”Allah sizin suretlerinize,mallarınıza,sermayelerinize bakmaz,ancak kalplerinize ve amellerinize bakar”buyurur.(Müslim K.Birr 33)Yani bu malı ve bedeni nereden kazanıp nerede harcamış ve iç dünyasından neler geçirmiş bu amelleri yaparken. * Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever. Maide 5/42 * Peygamberimiz şöyle buyurur : Bir günlük adalet altmış yıllık (nafile) ibadetten hayırlıdır.(Acluni,Keşfulhafa 2/58 )* Peygamberimizin müjdelediği bu şerefin muhatapları adaletli hakimlerdir. * Peygamberimiz şöyle buyurur. “Hakimler üç sınıftır:Birinci sınıf hakkı bilir ve hak üzere hükmeder.Bu cennetliktir.İkici sınıf hakkı bilir zulüm üzere hükmeder.Bu cehennemliktir.Üçüncü sınıf hakkı bilmez cehalet üzere hükmeder.Buda cehennemliktir.”(Teysirulvusul ila camiul usul 4/52) * Peygamberimiz şöyle buyurur :“Yaratana isyanda,yaratılana itaat yoktur.”(Acluni,Keşfulhafa 2/365)* Peygamberimiz : “Adalet güzeldir fakat idarecilerde olması daha güzeldir.buyurmuştur.(Acluni,Keşfulhafa 2/58) * Devlete ait mumu söndürmesi : Hazreti Ömer,devlete ait herhangi bir malın israf edilmesine asla gönlü razı olmazdı.Hatta günün birinde yanına bir ziyaretçi gelmişti.Hazret-i Ömer yanmakta olan mumu söndürüp bir başka mumu yakmıştı.Ziyaretçi bunun sebebini sordu : -Bu söndürmüş olduğum mum devlete aittir.Devletin işlerini görürken bu mumu yakar,aydınlığından faydalanırım.Fakat hususi misafirlerimle görüştüğüm vakit şahsıma ait mumu yakarım;sözüyle bize ne büyük bir ders vermiş ve ne güzel örnek olmuştur?. * Tarihde hiçbir zaman zalimlerin başına adil bir önder gelmemiş.Adil bir toplumada zalim bir önder gelmemiş. Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni birakip da baska dostlar edinmek bize yarasmaz; fakat sen onlara ve atalarina o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayi unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.Furkan 25/18Bir zamanlar Rabbi Ibrahim'i bir takım kelimelerle sınamıs, onlari tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacagım, demisti. "Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.Bakara 2/124* Tarih hiç şunu yazmamış : Adil bir topluluğun başına tarih boyunca zalim bir devlet başkanı hiç gelmemiş Tarih kaydetmemiş. Muhammed'inkızı da hırsızlık yapsa...

Hazreti Aişe validemiz anlatıyor. Mahzum kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Bu kadın Mahzum kabilesinin ileri gelenlerinden aileye mensuptu. Kadının soylu olması Kureyş'ı zor durumda bırakmıştı. Kureyş bu kadının ceza çekmemesi yönünde çalışma başlattı.
–Bu kadının affedilmesi için peygambere bir şefaatçi gönderelim, dediler. Kimi gönderelim diye düşünürken içlerinden biri:
–Allah resulünün geri çevirmeyeceği biri varsa oda Usame'dir. Ona durumu anlatalım.
Durum Usame'ye anlatılır, oda Resulullah'a kadın için şefaatlik yapmayı kabul eder ve Peygamberin yanına gider:
–Ya Resulullah! Mahzum oğullarından falanca kadın hırsızlık yaptı, Kureyş o kadının affedilmesi için beni size gönderdi. Bu kadını affedebilir misiniz?
Efendimiz Usame'nin talebine kızmıştır:
–Ey Usame! Sen Allah'ın emrettiği bir ceza için nasıl şefaatçi olmaya teşebbüs edebildin?
Sonra, o gün veya ondan sonraki gün. Namazdan sonra hutbe irad eden kâinatın Efendisi ashabına şöyle seslendi:
–Ey İnsanlar! Sizden evvelki ümmetlerin helak olmasının sebebini biliyor musunuz? Onların içinde soylu olanlarda biri hırsızlık yaparsa, ona ceza uygulamazlar, zayıf güçsüz biri bu işi yaparsa ona hak ettiği cezayı hemen uygularlardı. Onların helak olmalarının sebebi adaletsiz davranmalarıdır. Allah'a yemin ederim ki; Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapsa onunda kolunu keserdim.
İLİM İLİM BİLMEKTİR,
İLİM KENDİN BİLMEKTİR,
KENDİN BİLMEZİSEN BU NİCE OKUMAKTIR...

 
HAKKIN YOLUNDAYIZ » DİNİ SOHBETLER » İRFAN SOHBETLERI » IRFAN SOHBETLERI ADALET
Page 1 of 11
Search:

 

Tasarım Mucahit CANAN HAKYOLUNDA YÖNETİMİ